Galatasaray’a Yakışmayan Gece!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Galatasaray kaybedebilir…

Futbolda bunun kadar doğal bir şey yok. Dünyanın en büyük takımları da kaybediyor, favoriler de zaman zaman sahadan başı önde ayrılıyor.

Ama mesele kaybetmek değil.

Mesele, nasıl kaybettiğiniz!

Sporting Lizbon karşısındaki Galatasaray’a baktığımda beni asıl düşündüren de skor tabelasından çok sahadaki görüntü oldu.

Çünkü Avrupa sahnesine çıktığınızda formanızın ağırlığı kadar ortaya koyduğunuz futbol da konuşulur.

Galatasaray gibi Avrupa kupalarında geçmişi, iddiası ve büyük hedefleri bulunan bir takımın daha güçlü, daha kararlı ve daha özgüvenli görünmesi gerekiyor.

SORUN SADECE YENİLGİ DEĞİL

Bir futbol takımının kötü günü olabilir.

Paslar yerine ulaşmaz, gol pozisyonları değerlendirilemez, bireysel hatalar yapılabilir. Bunların tamamı futbolun içinde.

Ancak Galatasaray’ın Avrupa maçlarında artık başka bir standardı yakalaması gerekiyor.

Türkiye’de rakibinizi bireysel oyuncu kalitesiyle çözebilirsiniz. Bir yıldız çıkar, maçı değiştirir. Baskılı oynadığınız birkaç dakika bile sonucu getirebilir.

Avrupa ise başka bir dünya.

Orada yalnızca yıldız futbolcularınızın olması yetmiyor.

Takım olmanız gerekiyor.

Rakibiniz sizden daha pahalı olmayabilir ama daha organizeyse sizi cezalandırıyor. Daha büyük yıldızlara sahip olmayabilir ama sahada ne yaptığını biliyorsa oyunu size bırakmıyor.

Sporting karşılaşması da Galatasaray açısından bu gerçeğin yeniden görülmesi gereken maçlardan biri oldu.

FORMAYI İSİMLER DEĞİL, MÜCADELE BÜYÜTÜR

Ben futbolda isimlere gereğinden fazla anlam yüklenmesine karşıyım.

Transfer döneminde milyonlarca euroluk rakamları konuşuyoruz.

Şu futbolcu geldi…

Bu yıldız transfer edildi…

Avrupa’nın önemli kulüplerinden oyuncular kadroya katıldı…

Güzel.

Ama futbol hâlâ sahada oynanıyor.

Bir futbolcunun piyasa değeri, maç başladığında tabelaya gol olarak yazılmıyor.

Galatasaray formasını giyen oyuncunun önce o formanın ne ifade ettiğini sahaya yansıtması gerekiyor.

Çünkü taraftar sadece galibiyet istemez.

Mücadele görmek ister.

Kaybedersiniz ama rakibinizi son dakikaya kadar rahatsız edersiniz. Kaybedersiniz ama sahadan çıktığınızda “Bu takım elinden geleni yaptı” dedirtirsiniz.

İşte taraftarın kabul edebileceği yenilgi budur.

AVRUPA’DA DETAYLAR AFFEDİLMİYOR

Türk futbolunun yıllardır yaşadığı temel sorunlardan biri de burada ortaya çıkıyor.

Ligimizde yaptığınız bazı hataların bedelini ödemeyebilirsiniz.

Avrupa’da ödüyorsunuz.

Bir anlık konsantrasyon kaybı…

Yanlış pozisyon alma…

Orta sahadaki bir top kaybı…

Savunmada birkaç saniyelik gecikme…

Rakip geliyor ve cezayı kesiyor.

Sonra dönüp “Aslında kötü oynamadık” demenin çok fazla anlamı kalmıyor.

Çünkü Avrupa kupalarında iyi niyet değil, sonuç yazılıyor.

GALATASARAY BUNDAN DAHA İYİSİNİ YAPABİLİR

Şunu da özellikle söylemek gerekiyor:

Bir yenilgiden sonra takımı yerden yere vurmak ne kadar yanlışsa, sorunları görmezden gelmek de o kadar yanlış.

Galatasaray’ın kaliteli bir kadrosu var.

Dolayısıyla beklentinin yüksek olması da son derece normal.

Bu takımın Avrupa’da sıradan bir görüntü vermesine razı olunamaz.

Galatasaray’ın hedefi yalnızca Avrupa’ya katılmak olmamalı.

Galatasaray’ın hedefi Avrupa’da iz bırakmak olmalı.

Çünkü bu kulübün tarihinde bunun örnekleri var.

Taraftarın beklentisi de geçmişten geliyor.

Bu nedenle Sporting yenilgisi bir felaket olarak görülmemeli ama ciddi bir uyarı olarak okunmalı.

Eksikler görülmeli.

Hatalardan ders çıkarılmalı.

Ve en önemlisi, Avrupa maçlarının gerektirdiği oyun disiplini sahaya konulmalı.

ÇÜNKÜ BU FORMANIN AVRUPA’DA BİR HİKÂYESİ VAR

Galatasaray denildiğinde Avrupa futbolunda geçmişten gelen bir hafıza var.

O hafızayı yalnızca eski zaferleri anlatarak yaşatamazsınız.

Yeni başarılar eklemek zorundasınız.

Yeni nesiller geçmişte kazanılan kupaları elbette bilmeli.

Ama onlar da kendi dönemlerinin Avrupa zaferlerini görmek istiyor.

İşte bu yüzden mesele Sporting’e kaybetmek değil.

Mesele bundan sonra ne yapılacağı.

Ben hâlâ Galatasaray’ın Avrupa’da çok daha iyisini yapabilecek kapasitede olduğuna inanıyorum.

Ancak bunun yolu isimlerden, transfer bedellerinden veya kâğıt üzerindeki kadro kalitesinden geçmiyor.

Sahaya karakter koymaktan geçiyor.

Çünkü Galatasaray’ın Avrupa’daki çıtası sıradan olmak değildir.

Hiçbir zaman da olmamalıdır.

Mahmut DEMİR

Fotohaber.com Genel Yayın Yönetmeni

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter