“Zalim İstanbul” ve “İyilik” dizileriyle geniş bir izleyici kitlesine ulaşan, romanı ve dergi yazılarıyla edebiyat dünyasında da adından söz ettiren Sera Kutlubey, MAG dergisinin Ekim sayısının kapak konuğu oldu. Kariyer serüveninden yeni projesi “Hamal”daki iddialı “Melez” rolüne, aşka bakışından Cumhuriyet’in kadınlara sunduğu imkânlara kadar samimi açıklamalarda bulunan başarılı oyuncu, hayatının merkezinde üretmenin yer aldığını vurguladı.

Sera Kutlubey’in başarmaktan “Tatmin Olmaya” Uzanan Yolculuğu
Oyunculuk kariyerindeki içsel dönüşümü anlatan Sera Kutlubey, kariyerinin başındaki anlayış ile bugünkü bakış açısı arasında belirgin bir fark olduğunu belirtti. Eskiden daha çok “başarmak” isterken bugünkü odağının “tatmin olmak” haline geldiğini dile getiren oyuncu, sonuçlardan ziyade sürecin kendisini heyecanlandırdığını ifade etti.
“Zalim İstanbul” dizisindeki Cemre karakterinin kendisi için büyük bir dönüm noktası ve iş dünyasının yükünü sırtlanmayı öğreten bir başlangıç olduğunu belirten Kutlubey, “İyilik” dizisindeki Damla karakteriyle de duygusal sınırlarını zorladığını aktardı. Oyunculukta konfor alanını sevmediğini belirten güzel oyuncu, kendisini biraz korkutan ve şaşırtan rollerin peşinden gittiğini kaydetti.
“Hamal” Dizisi ve Melez Karakteriyle Arabesk Rap Sürprizi
Yeni projesi “Hamal” ile ekranlara dönmeye hazırlanan Sera Kutlubey, kendisini bu projeye çeken en büyük etkenin “Melez” karakteri olduğunu vurguladı. Melez’in yeraltı dünyasının kaçak elektriğini taşıyan, odaya girdiğinde kimseden izin istemeden kendi alanını yaratan taşkın ve tehlikeli bir kadın olduğunu açıkladı.
Rolü için stüdyoya girerek arabesk rap söylediğini açıklayan Kutlubey, oyunculuk sayesinde kendi yaşamında tercih etmeyeceği hayatları kısa süreliğine ödünç alma imkânı bulduğunu ve “asla” kelimesini hayatından çıkardığını belirtti.
Yazarlığın “Vahşi Yalnızlığı” ve Sanat Üzerine
2022 yılında “Plüton’un Düşüşü” adını taşıyan romanını yayımlayan ve hâlen bir edebiyat dergisinde yazmayı sürdüren Kutlubey, oyunculuk ile yazarlığın ortak noktasının insanı anlamak olduğunu dile getirdi. Oyunculuğun set, yönetmen ve oyuncu arkadaşlarıyla kolektif bir süreç sunduğunu, yazmanın ise kendisine o “vahşi yalnızlığı” verdiğini belirten ünlü isim, yazmayı bir yaptırım alanı değil özgür bir oyun alanı olarak gördüğünü aktardı.
“Aşkın Kafamı Biraz Bozmasını Sevim”
Aşk hakkındaki düşüncelerini de paylaşan Sera Kutlubey, zor âşık olan biri olduğunu ancak âşık olduğunda duygularının peşinden gittiğini ifade etti. “Aşkın kafamı biraz bozmasını seviyorum” diyen güzel oyuncu, sinematografik ilk bakıştan ziyade bir insanın zihnine, düşünce yapısına yavaş yavaş âşık olmanın kendisi için çok daha derin ve etkileyici olduğunu dile getirdi.
“Cumhuriyet Bize Kendi Hikâyemizin Öznesi Olma Hakkı Sundu”
Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yılına değinen genç oyuncu, Cumhuriyet’in kadınlara sunduğu en büyük değerin “kendi hayatının öznesi olabilme hakkı” olduğunu altını çizerek belirtti. Bir kadın olarak eğitim alabilmenin, mesleğini özgürce seçebilmenin, yazabilmenin, sahneye çıkabilmenin ve kendi ayakları üzerinde durabilmenin Cumhuriyet sayesinde mümkün olduğunu dile getiren Kutlubey, Cumhuriyet’i saklanacak bir miras değil, her kuşak tarafından yaşatılması ve ileriye taşınması gereken canlı bir fikir olarak tanımladı.
Anahtar Kelimeler ve Kavramlar:
Sera Kutlubey, MAG Dergisi, Hamal dizisi, Melez karakteri, Zalim İstanbul Cemre, İyilik Damla, Plüton’un Düşüşü, arabesk rap, oyunculuk ve yazarlık, magazin haberi, Cumhuriyet kadın hakları, röportaj, kariyer yolculuğu, dizi projeleri
